Herkese Masal

Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

Sponsor Bağlantılar


Kategoriler





Sitemizde toplam 425 masal ve hikaye bulunmaktadır.

1 3 6 7 A B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z





Kategorisi - Hikayeler
Ekleyen - Admin
Eklenme Tarihi - 01.07.2008
0
0,0
Rating:0,0 yıldız
Görüntülenme: 315

 Oy ver...


Varım

Saatlerdir bilgisayarın başında oturuyordu, hala beklediği mail

gelmemişti. Silkindi. Kaç saat olmuştu bilgisayar başına oturalı?

Oooo! İki saatten fazla olmuş, koskoca iki saat? Arkadaşları

yemeğe davet etmişti, Sinan sinemaya, oda arkadaşları ise fal

partisine.. Hiçbirini kabul etmemişti. Şimdi bu ücra internet

cafede gelecek o maili bekliyordu. Daha ne kadar sürecekti?

Kimbilir belki, bugün hesabına bile girmemişti, girmeyecekti?

Girse bile yazacağı daha önemli insanlar vardı belki... Belki de

onun ona önem verdiği gibi o, ona önem vermiyordu? Yok canım!

O da en az Sevgi kadar değer veriyordu Sevgi`ye, yazdığı her

mesajın karşılığı ertesi güne geliyor, hadi ertesi gün olmadı

birkaç gün içinde gecikmenin özürünü de içeren mail hesabında

bekliyordu Sevgi`yi. Aylar olmuştu yazışmaya başlayalı,

bir kez bile aksamamıştı mailler. Ta ki, bu haftaya kadar.

Hafta başından beri tek bir satır gelmemişti ondan. Tuhaf!

Oysa kendisi yazacak bir şey bulamasa - ki, bu da ayda yılda

bir olurdu- forward edilmis mesajlar gönderirdi, güzel sözler,

fıkralar ya da ufacık bir e-kart. Üçüncü gün dayanamamış,

onu merak ettiğini söylediği bir mail göndermişti: Heeeey,

öldün mü kaldın mı? Haber verseneeeee! diye şakalaşmıştı

üstelik. Ses seda yoktu yine karşı tarafta, beşinci gün

iyiden iyiye meraklanır olmuştu, hatta bir sapığın onun

hesabına girip gelen mesajları ondan önce okuyup sildiğini

bile düşünmüştü. İyisi mi oturup bütün gün bekleyecekti

bilgisayar başında, hem içinde de bir şüphe kalmayacaktı

böylece. Bugün sekizinci gün de bitmişti. Yine en ufak bir yazı

bile gelmemişti. Unuttu beni diye geçirdi içinden. "Tabii, ne

bekliyordun ki!" diye kızdı kendi kendine. Alay etti bir süre bu

çocukluğuyla. Hiç görmediği, sadece yazılarıyla, şiirleriyle

tanıdığı biriydi karşıdaki ve hep öyle uzakta öyle bilinmez

kalacaktı. Ne bekliyordu ki? Kendisi de bilmiyordu. Hayalinde

bu yazıları yazan kişiyi bir türlü canlandıramıyordu. Ne zaman

gözlerini kapasa sadece bir çift el görüyordu, klavyenin tuşlarına

dokunan güzel parmaklar... Bu elin kime ait olduğunu görmeye

çalışıyor, didiniyor ama hayali bir anda dağılan sis gibi yok

oluyordu. Ertesi gün soluğu yine bilgisayar başında aldı. Bekledi,

bekledi. Birkaç arkadaşından gelen mailleri yanıtladı hemencecik.

Aslında böyle beklemek fena da olmuyordu hani. Zaten tatildeydi

yapacak başka bir işi yoktu, arkadaşlarından çoğu eve dönmüştü

kalanlar ise onu çağırsa da o pek istemiyordu. Bu düşüncelere

dalmışken yeni bir mesaj geldi. Hayret adres pek yabancıydi ona.

Biraz tereddüt ettikten sonra yüreği korku içinde açtı. Mail,

"merhaba ben Akın`en yakın arkadaşıyım. Kendisini trafik kazasında

kaybettik, telefon defterinin arasında sizin mail adresinizi bulduk ve

haber vermeyi uygun gördük. Başımız sağolsun" diyor ve devam

ediyordu ama mailin devamı onu ilgilendirmiyordu artık.Okuyacağını

okumuştu zaten. Kaçıncı ölüm haberiydi bu, bu kaçıncı değer verdiği

insandı yitip giden? Bazen bütün uğursuzluğun kendinde olduğunu

düşünüyordu. Sonra saçma geliyordu düşündükleri, ama ne

farkederdi ki, işte cok sevdiği, her gün yazdıklarıyla onun gününe

renk katan o kişi artık yoktu. Kötü bir şaka olamaz mıydı?

Ne yapacaktı şimdi? Beklediği mail gelmiş miydi? Ne yani

kalkıp gidecek ve bir daha gelmeyecek miydi? Bir daha o güzel

mesajlari hiç göremeyecek bir daha o elleri hayal edememenin

üzüntüsüyle doğruldu. "Cebinden size henüz yollamadığı,

yollamak için doğum gününüzü beklediği bir şiir bulduk.

Tıpkı sahibine ulaşmamış bir mektup gibi

duruyordu oracıkta. Aşağıda onun sizin

için yazdığı son şiiri bulacaksınız.



VAR MISIN ?

Biliyorum şaşıracaksın

Son sözler gibi gelecek kulağına

Yoo yanılmıyorsun.

Son sözler bunlar.

Bu uzaklığı kaldırmak için ortadan

Sadece bir ufacık his`tik, sen bana ben sana

İki satır lâf, iki mısralık şiirdik

Bir gülücüktük

Bir soru isareti

Oysa daha fazlasını istemek bencillik mi?

Anla artık!

Sözler var ama satırlar yetersiz

Düşünceler var ama sayfalar yetersiz.

Duygular var ama mısralar yetersiz.

Anla artık biliyorum bir sen var, bir de ben

Uzak uzak yerlerde ayrı ayrı şehirlerde.

Ama desem ki, sana:

Biz demeye var mısın?

Desem ki, ne sen olsun, ne de ben.

Bir biz olalım.

Var mısın ?



Akın Yıldız



Şaşırmıştı, istemezdi etraftakilerin gözü önünde ağlasın.

Hiç adeti değildi ne de olsa. Oysa Akın hep nasıl hissediyorsan

öyle ol başkalarını boşver derdi. İşte her zamanki gibi yine

dinlemişti onun sözünü. Demek o da aynı şeyleri hissetmiş,

o da artık bu uzakığı kaldırmak istemişti. Doğumgünü geçmişti,

hem de yine bilgisayar başında. Yeni bir yaşa daha girmişti işte,

yepyeni bir yaş, yepyeni umutlar, acılar, mutluluklar. Her yaş

olgunlaştırırmış biraz daha insanı, belki de en çok bu yaşa

girdiğinde olgunlaştığını anlayacaktı yıllar sonra

arkasına dönüp baktığında kimbilir... Akın! Kahretsin, seni

şimdiden özledim diyerek hıçkırıklara gömüldü. Neden sonra

eli yanıta gitti. Akın`a geç kalmış bir yanıttı bu.

Sadece tek bir sözcük yazdı :

VARIM !





Alev Demir

03.08.2000

Sevgi Bahçesinin ödüllü yarışmasında birinciliği alan yazı.






Bu sayfayı arkadaşına gönder.

e-Posta Adresin Arkadaşının e-Posta Adresi



Geleceği gören spor portalı >>> www.sporzin.com

Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunan Masallar

En Son Okunan Masallar

Reytingi Yüksek Masallar

Rastgele Masallar

En Çok Okunan Tekerlemeler

En Çok Okunan Hikayeler

En Çok Okunan Masallar

En Reytingli Tekerlemeler

En Reytingli Hikayeler

Anasayfa | Rastgele Masal | Top 100 | Sen De Gönder | İletişim
banasiteyap.net herkesemasal.com © 2008 - 2011